5 puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2014 Perşembe

Safkan (Melez Sözleşmeleri #2) - Jennifer L. Armentrout / Kitap Yorumu


Orijinal Adı: Pure
Sayfa Sayısı: 406
Yayınevi: DEX

Melez sözleşmelerinin ilk kitabını okuyalı uzun bir zaman geçtiği için ikinci kitaba başlamak konusunda kararsızdım. Ama ilk sayfalarda kısa bir ilk kitap tanıtımı olduğundan hatırlamakta zorluk yaşamadım.

Bu seri Vampir Akademisine çok benzediğinden fazla eleştiriliyor diye biliyorum. Ben VA yı okumamış ama filmini izlemiş biriyim ve evet, ilk kitapta çok fazla benzerlik var.

Jennifer'ın yazım şekli kesinlikle kendisini okutturuyor ve ana karakterimizi Alex, okurken keyif aldığım nadir karakterlerden biri.



İlk kitap o dünyayı tanıtmak amaçlı olduğu için anca sonlarda hareketlenme görmüştük. -Tabii Alex'in sürekli ufak çapta başını belaya sokmasını saymazsak- Ama bu kitapta olaylar hiç durulmadı ve kitap bir çırpıda bitti.

İlk defa bir kitapta iki erkek arasında kalan kadın karakterin kendisini mantıklı bir şekilde sorguladığını ve seçimindeki nedenleri kafasında ölçüp biçtiğini gördüm. Ben Alex'i vurdumduymaz bir karakter diye beklerken beni çok yanılttı ama bu özelliğini sevdiğimi söyleyebilirim.

Safkan, genel itibariyle yer yer güldüren ama bir bölümünde şaşkınlıkla karışık üzüntü duygusunu işleyen bir kitaptı. Olayların iyice kızıştığı ve üçüncü kitabın bana göre dönüm noktası olacağı mesajının altyapısı yapılan bir kitap olmakla birlikte benden tam puanı aldı :))

5/5

13 Ekim 2014 Pazartesi

Benimle Kal (Nefes Serisi #2) - Rebecca Donovan / Kitap Yorumu


Onu kurtarabilecek olan tek şey aşktı...

Geldi ve o en umutsuz anda kalbini kıskıvrak yakaladı. Weslyn'in Connecticut eyaletinde hayat olağan deviniminde akıp gitmektedir. Fakat Emma Thomas'ın tek isteği çevresi tarafından görünmez olmaktır.

Onun tüm çabalarının sebebi, gördüğü zulmün eseri, vücudunda biriken yara izlerini gizleyerek hayatını her şey yolundaymış gibi göstermektir.

Fakat Emma, bir gün Evan adında bir adamın çıkagelip tek günde hayatını değiştireceğini nereden bilebilirdi?

Aşk ona, sırlarını açığa çıkarmak pahasına da olsa kabuklarından sıyrılma şansı tanıdı.




Sayfa Sayısı: 540
Orijinal Adı: Barely Breathing
Yayınevi: Parodi

Benimle Kal, beni ciddi anlamda çıldırtacaktı. Tut Elimi kitabında Emma'yı anlayabiliyordum ama bu kitapta sinirlerimi tepeme çıkardı desem yeridir.

İlk kitapta Emma, amcası ve yengesiyle kalıyordu ve Evan karşısına çıkana kadar da tek amacı bir okuldan burs alıp üniversiteyi garantilemekti. Tabii işler umduğu gibi gitmedi ve ilk kitabın sonunda bizi ikinci kitabı almaya iten bir olay yaşandı.

Beklediğim gibi bir başlangıç olmamıştı ama böyle olmasını daha çok sevdim. Yani olayları kitabın arasında vererek heyecan yaratmış yazar. O kadar olay oldu, o kadar zaman geçti ama Emma bir türlü değişemedi. Tamam normal bir genç kız olamaz ama en azından düzelme belirtileri göstermesi gerekmez mi? Ama tersine kızımız iyice sinir bozucu oldu.

Evan karakteri bize yakışıklı olduğu sürekli üstüne basa basa söylenen bir karakter değildi. Bu yüzden Evan, yaptıkları ve söyledikleri için sevilebilen bir karakter ama bir Emma göremiyor kendisini karşılıksız seven Evan'ı. Sürekli araya sırlar, insanlar giriyor ve Emma'nın bu saf -ya da sessiz mi desem bilemedim- hali kitabı okumamı zorlaştırdı.

Bir de Rachel ve Jonathan var ki onlara hiç girmek istemiyorum. Yoksa bu yorum hiç bitmez.

Yazar kesinlikle çok iyi yansıtıyor duyguları. Bir ara kitabı parçalayasım geldi :D Ben oldum olası sevemem saf ve suskun karakterleri, bu yüzden Emma'nın her yaptığı şey beni sinirlendirdi. İşin garibi kitabı bir türlü elimden de bırakamadım. 540 sayfanın çoğu olaysız ve büyük çoğunluğu duygulardan oluşmuş olsa da, yazar sonunu merak ettirmek için yazmış da yazmış.

Neden bu kadar sinirlendim bilmiyorum ama 3. kitabı katiyen, asla ve asla almayı planlamıyorum. Cidden okurken kendimi paraladım. Zaten bu kitaptan sonra bir de umutsuzu okumuştum, ikisi birlikte içimi yeteri kadar karartmıştı.

Sonuç olarak harika ama benim içimi çok karartan, güzel bir kitaptı. Sakın iki kitabı art arda okumayın, fena halde depresyon etkisi yapabilir. 3. kitabı D&R da gördüm ama sadece göz ucuyla baktım :D

5/5

Kitaba o kadar saydırdım ama yiğidi öldür hakkını yeme demişler :))



12 Ekim 2014 Pazar

Kıyamet Sonrası - Suzan Ee / Kitap Yorumu




Penryn'in küçük kız kardeşi Paige kayboldu. İnsanlar korkuyor. Bir annenin kalbi kırık.

Penryn San Francisco sokaklarında kardeşini arıyor. Sokaklarneden bu kadar boş? Herkes nereye kayboldu?

Paige kardeşinin izini sürerken, meleklerin gizli planının merkezini buluyor ve ürkütücü gerçeklerle yüz yüze geliyor.

Raffe kanatlarının peşinde. Onlarsız meleklere katılmasıimkansız. Tekrar kanatlarını kazanmak ya da Penryn'in hayatınıkurtarmak arasında kaldığında, hangisini seçecek?

 Melekler, insanlar ve canavarların korku dolu hikayesi, MeleğinDüşüşü'nün ardından, Kıyamet Sonrası ile devam ediyor.




Sayfa Sayısı: 358
Orijinal Adı: World After
Yayınevi: Dex


İlk kitap, Meleğin Düşüşünü çok beğenmiştim ve bu kitapta ilk kitap kadar güzeldi. Ama dert yanacağım bir nokta var ki Raffe ile geçirdiğimiz azıcık zaman dilimi. Ayrıca anladım ki ben Penryn karakterini her yönüyle seviyormuşum ve sanırım kitabın çabucak bitmesinin en önemli sebebi de bu. Bana göre birçok kitap karakteri gibi sinir bozucu ya da klişe değil. 

Bu kitapta da ilk kitapta olduğu gibi olay üstüne olay vardı ve heyecan sürekli devam ediyordu. Bence bu kızın annesinde bir işler var ama fazla üstünde düşünüp tahminler yapmak istemiyorum. Ayrıca Paige den bir şeyler çıkacağını hiç beklemiyordum, biraz ters köşe oldu. 

Dex yayınevinin kitaplarını genel  olarak seviyorum ama kitap kalitesi kocaman bir sıfır. Sadece iki kez çantamda taşıdım ve o kadar dikkat etmeme rağmen ucu ikiye ayrıldı ve bir iki kez katlandı.  Bu kitabın arkasında 24 TL gibi komik bir rakam yazıyor ayrıca. Birçok kaliteli yayınevi o paraya ciltli kitap çıkarıyorken Dex, 400 sayfa bile olmayan ve kapak kalitesi berbat olan bir kitaba o fiyatı vermesi komik geldi. Ciddi ciddi korsanı çıksa almayı bile düşünüyorum. Arada hiçbir kalite farkının olmayacağı kesin. En azından kazıklanmamış olurum. 

Sonuç olarak Suzan Ee favori yazarlarım arasında ve ben 3. kitabı nasıl bekleyeceğimmmm :))

5/5

Orijinal Kapaklar:

1 Şubat 2014 Cumartesi

Bögürtlen Kısı - Sarah Jio / Kitap Yorumu

Hayat hiç adil değil. Bu kitabı anlatmak için seçebileceğim en iyi cümle bu sanırım. Herkesi kapak tasarımı ve sevimli rengiyle çeken bir kitap. Aslında yazarın anlatımı ve kitabın hikayesi yanında bunlar bir hiç kalıyor. Yazar gerçekten çok akıcı ve sizi yormayan bir dilde yazmış. Sabah başladığım kitabı öğleden sonra bitirmiş oldum. (Bunun nedenlerinden biri yapacak bir işimin olmadığı boş günüm olması da olabilir :) )

Yazar iki farklı zamanı ve bu zamanlar arasındaki geçişi kafamız karışmadan yazmış. Günümüzle geçmiş arasındaki fark gözünüzü yormuyor.

Ben kitabın konusuna bakmadan alanlardanım. Fantastik olmadığını ve iki farklı zamanı anlattığını biliyordum fakat hiç böyle bir konusu olduğunu tahmin etmemiştim. Beni gerçekten çok etkiledi. Hani gerçek olmadığını bildiğiniz halde üzülmeyi bırakamazsınız ya, bu kitapta da öyle oldu.

Sarah Jio, Türk okurları içinde bir not bırakmış. Kitabın ilk sayfalarında göreceksiniz. Bence çok düşünceli ve gerçekten hoş bir detay olmuş. Mart Menekşeleri ve Yağmur Sonrası kitaplarını da okumam gerekenler arasına aldım.

Arkadya yayınları gerçekten çok hoş kitap tasarımları yapıyor. Püsküllü kitap ayraçlarından söz etmiyorum bile. Yazar kadar çevirmenin de hakkını yememek lazım. Böyle güzel bir kitabı harika bir şekilde çevirmişler. 

Kitabın konusuna değinmek istemiyorum. Yani alıp okuyun ve her yeni sayfada sizi nelerin bekleyeceğini okuyup öğrenin. Çünkü kısaca anlatıp geçebileceğim bir konusu yok. Ama kitabın son sayfalarına doğru mendilinizi hazır edin. Buda benden ufak bir spoiler olsun :)



Orjinal Adı: Blackberry Winter

Yayın evi: Arkadya
Sayfa Sayısı: 353






Obsidiyen (Lux Serisi 1) - Jennifer L. Armentrout / Kitap Yorumu




  Her zaman karşımıza uzaylı yakışıklı bir komşu çıkmayabilir. Evet uzaylı. Hani vampirini, kurt adamını, perisini, meleğini, büyücüsünü gördükte uzaylısını ilk defa bu kitapta görüyoruz. Az biraz alacakaranlık havası aldığımız bir kitap olsa da daha önce işlenmemiş konusuyla ve akıcı anlatımıyla gerçekten okumaya değer. 
Fantastik serileri sevenlerin bu kitaba bayılacağına hatta bir çırpıda 100 sayfa okuyabileceğini söyleyebilirim. Yazarın anlatımı çok akıcı ve sade.
  
Kitap genel olarak; Katy adındaki kızımızın annesiyle beraber babasının ölümünden sonra taşındıkları kasabada, komşuları olan Daemon ve Dee arasındaki olayları anlatıyor. Bu arada Katy bir blogger ;)

 Bu kitap için girdiğim her blogda bir "öküz" ibaresine rastladım. Az buçuk ne demek istediklerini anlamıştım ama kitabı okuyunca düşündüğümden de fenaymış durum. Daemon tam bir öküz. Kitabı okurken çok saydırdım Daemon'a. Ama öküz olduğu kadar yakışıklı. Ben demiyorum Katy diyor :)  Yandaki temsili fan çalışması ufak bir tüyo veriyordur kitapla ilgili.

 Ben kitaplarda kadın karakterlerin güçsüz, saf, korunmaya muhtaç olanlarını hiçbir zaman sevemedim. Katy, Daemon'ın laf sokmalarına ve kaba davranışlarına verdiği tepkiler acayip hoşuma gitti. Gerçek hayatta kimse saf ya da herhangi bir lafın altında kalmaz. Ama dizilerde ve bazı kitaplarda böyle gösterilmesi -özellikle kadın karakterlerin- cidden sinir bozucu. Neyse konuyu saptırmıyorum :D

 Jennifer L. Armentrout gerçekten farklı bir hikayeye başlamış. Vampirlerin alacakaranlık serisinden sonra tadı kaçmışken farklı bir konu bulması çok iyi olmuş bizler açısından. Bu kitabı okuyup da uzaylı dendiğinde aklına yeşil, minik canlılar gelen biri olacağını sanmıyorum. Umuyorum yazar bu konuyu saçmalamadan geliştirir.

 Bu kitabı hala okumayan çok az insan vardır diye tahmin ediyorum. Okumadıysanız bile en azından ilk kitaba bir şans vermenizi tavsiye ederim. :)

Kitabın arka kapağında yazılanlar
"Her şeye yeniden başlamak çok berbat.  Annemle birlikte Batı Virginia'ya taşındığımızda, kendimi sıkıcı işlere adamıştım, ta ki tüyler ürpertici yeşil gözleri ve kaslı vücuduyla yan komşumuz karşımda dikilene kadar. Ama işler tahmin ettiğimiz gibi gitmedi. O, ağzını açtı.Daemon hem kabaydı hem de kendini beğenmiş bir pislikti. Birbirimizden hoşlanmamıştık. Tam hikaye burada bitiyordu ki bir kazaya uğradım ve Daemon zamanı dondurarak beni kurtardı.  Yakışıklı uzaylı komşum üzerimde bir iz bırakmıştı. Yanlış okumadınız. O, bir uzaylı. Daemon ve kız kardeşinin yeteneklerini çalmak isteyen düşmanları var ve Daemon'ın bıraktığı iz bütün düşmanları başıma toplamıştı. Bu korkunç durumdan canlı kurtulmak içinse tek yapmam gereken üzerimdeki uzaylı izi etkisini yitirene kadar Daemon'ın yanından ayrılmamaktı.

Kitabın Orjinal Adı: Obsidian
Yayınevi: DEX
Sayfa Sayısı: 354

Bu da kitap için yapılan video.






Yazdıklarım tamamen şahsi fikirlerimdir.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...