Sen Yokken - Güneş Demirel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sen Yokken - Güneş Demirel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2014 Cuma

Nisan 2014: Hangi kitapları okudum?

   


    Nisan ayı belki de Şubattan sonraki bana en uzun gelen ay oldu. 11 sınava girdiğim vize haftalarını barındırdığından mıdır bilemiyorum ama bir türlü bitemedi. Ama bu ay okuduğum kitapların hepsine tam not verdim ve hepsini zevkle okudum. Yani sıkılarak okuduğum ya da keşke bunun yerine şuna başlasaydım dediğim hiç olmadı. Gelelim kitaplara :))

Sen Yokken - Güneş Demirel: Kitabı arkadaşımdan almıştım ve birkaç günde nasıl bittiğini anlamadım. İçinde azıcık -belki biraz daha fazla- dram var ama bana göre çok orijinal bir kurguya sahip. Yazarı amatör hikayeler yazan bir hikaye sitesinden tanıyordum ve kitabının çıktığını görünce sevinmedim değil. Tabii ki hataları -ki özellikle zamanları sürekli değiştirmesi- var ama konu ve yazımı çok akıcı olduğundan pek önemsemedim. 

Kır Çiçeği Tepesi - Kimberley  Freeman: Bir Arkadya klasiği olan bu kitapta benden tam not aldı.

Melez - Jennifer L. Armentrout: Söz konusu JLA olunca pek fazla yorum yapılmıyor. Melez Sözleşmeleri serisinin ilk kitabını ben sevdim ve devamını alacağımı düşünüyorum :)

Meleğin Düşüşü - Suzan Ee: İkinci kitabı çıktı ama öncelik vermem gereken bir sürü kitap olduğundan almamak için kendimle mücadele ediyorum. Alın okuyun. Pişman olmazsınız :))

Tatlı Bela - Jamie Mcguire: Benim bir türlü ısınamadığım ama üvey evlat yerine de koyamadığım Travis ile insanı çileden çıkarabilecek enerjide olan Abby karakterlerinin yer aldığı bir kitaptı ama okuduğum için pişman değilim, gene olsa gene okurdum :))

     Eveeet nisan ayını sıkılmayarak okuduğum 5 kitapla bitirdim. Mayıs ayı JLA kitaplarının çoğunlukta olduğu bir ay olacak sanırım. Sizin bu ay okuduklarınız arasında bu kitaplardan biri var mı? :))








3 Nisan 2014 Perşembe

Sen Yokken - Güneş Demirel / Kitap Yorumu

    


     Kitabı anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. Çok akıcı ve göz yormadan yazılmış, bir de üstelik çok farklı, orijinal bir konuya sahipti. Okurken çoğu yerde gözlerim doldu, kafamı başka yerlere çevirip sonra tekrar okumaya devam ettim. Siz sakın dışarıda okumayın. :)

     Spoiler vermeden konusunu nasıl anlatırım bilemiyorum ama en özet şekliyle: Birbirlerini kardeş gibi seven İpek ve Çiçek, bir gün hayatlarının en kötü haberini alırlar. Çiçek, rahim kanseridir. Ailesini son kez görmek için gittiği Türkiye'de -kızlarımız Londra'da yaşıyor- birine aşık olur ve Londra'ya döndüğünde onun bebeğini taşıdığını öğrenir. İşte hikaye burada başlıyor. (Buraya kadar anlattıklarım ilk sayfalarda öğreneceğiniz şeylerdi.) Çiçek, sonsuz güvenle bebeğini İpeğe emanet eder ve bebeğinin babasına yani Cemal'e kızını göstermesini ister. Sonrası zaten Cemal ve İpek arasındaki sürtüşme sonucu çıkan tatsızlıklar ve içinize işleyecek bir hikaye.

     Kitabı elime aldığım gün bitti ve keşke başka bir kitabını daha alsaydım dedim. Güneş Demirel, birkaç hikaye sitesinde hikayesini yayınlayan biri ve kesinlikle çok güçlü bir kalemi var. Kafa dağıtmak ve akıcı bir şeyler okumak isterseniz, kesinlikle tavsiye ederim.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...