22 Haziran 2014 Pazar

Kitap Alışverişi #6

An itibariyle cüzdanımın boşaldığı ve benim beş parasız kaldığım zamanlardan birini yaşamaktayım. Uzun bir süre kitap almayıp kitaplıkta okunmayı bekleyen 8-10 kitabı bitirdiğim için kendimi tebrik ederken bir hafta içinde 14 kitap almam pek yararıma bir davranış olmadı :(

Temmuzun 15'inde başka bir şehirde staja başlıyorum ve paraya en fazla ihtiyacım olduğu zaman ben gidip kitap alıyorum. Bir alkış alayım kendime. 



Birkaç gün önce her zaman gittiğim kitapçının 2. el rafında bunları görünce bu yazarlarda okumayı istediğim yazarlar listesinde olduğundan hemen el koydum. Bu kitaplar tatilde yanımda götüreceklerim arasında olacaklar.

Judith McNaught -Kalbim Sende Kaldı
Julia Quinn - Öpüşünde Saklı
Erin Quinn - Hayalimdeki Arzular ve İhtiraslar
Judith McNaught - Aldığım Her Nefeste




Gelelim bugüne. Çok sevgili kuzenimin üniversite sınavı telaşı bittiği için biraz Kadıköyde dolanalım derken kendimizi bir anda (!) akmarda bulduk ve ben oradaki kitapçımda bu seriyi görünce fiyatını sorma hatasına düştüm. Çok uyguna ve indirimli olarak vereceğini söyleyince sonuç bu.

Rachel Vincent - Kaçak / Gurur / Tuzak / Dönüşüm / Lider
Rae Lawrence - Jacqueline Susann's Shadow of the Dolls

Eğer başka bir alışveriş yazısı yazarsam vurun beni!!!!



21 Haziran 2014 Cumartesi

Çığlık (Hush hush #2) - Becca Fitzpatrick / Kitap Yorumu



Orijinal İsmi: Crescendo
Yayınevi: Pegasus
Sayfa Sayısı: 407



Fısıltı kitabına 2 sene önce e-book olarak başlayıp daha sonra beğenince gider alırım diye bıraktığım ve tabii ki araya giren bazı sorunlar yüzünden tamamen aklımdan çıkan bir kitap kendisi. Geçenlerde tüm serinin kitaplarını alıp -artık bende bu seriyi tamamlamak nedense inada bindi- bitirdim. Ayrıca bu seri hakkında iyi yorum yapan da var kötü yorum da. Bana göre hiçbir kitaba büyük beklentilerle başlamamak gerekiyor ki bittiğinde beklentimizin altında çıkmasın.
     
İlk kitabı ara vererek okuduğum için yorum yapmamıştım ama bu kitabı bitirince sıcağı sıcağına gelip yorum yazayım dedim :)) 

Fısıltı kitabında Nora, Patch hakkındaki ve onun dünyasıyla ilgili birçok şey öğrendi. Ben ilk kitabı bitirdiğimde ikinci kitap için heyecanlı değildim, çünkü ilk kitapta sanki tüm kurgu bitmiş gibiydi. Yani herkes yaşıyor ve görünürde mutlu bitmişti. Ama asıl olay diğer kitaplara saklıymış.

Çığlık kitabının kapağında yazan bazı şeyler fena spoiler içeriyor bana göre. Sonuçta ilk kitapta kurguyu ve karakterleri bildiğimiz için ve yazar zaten yeni bir olay eklediğinde açıkladığı için kapak yazısı heyecanı biraz kaçırıyor. 

İlk kitaptaki akıcılık bu kitapta da devam etmiş. Ben hiç sıkılmadan -ki bazı yerlerde kahkaha attığımı hatırlıyorum- okuyup bitirdim. Fısıltıyla eş değer bir kitaptı, yani yeni olaylar, karakterler eklenmesine rağmen heyecan seviyesi fısıltıyla aynıydı. Ama hakkını yememek lazım, sonunu çok merak dolu bir şekilde bırakmış. Eğer elimde devamı olmasa aklım kalırdı sanırım.



Esas karakterlerimiz Nora ve Patch'e gelecek olursak, Nora bu kitapta birçok seride beni deli eden kadın karakter imajında olmayıp benden tam not aldı. Patch ise sakladıkları ve söyleyemedikleri yüzünden bu kitapta bayağı bir sinir bozucuydu. Tabii sonlara doğru nedenlerini anlayınca kızamıyorsunuz :P

Sonuç olarak, gündemdeki birçok fantastik kurguya sahip kitaplardan biriydi ve ben okuduğu için pişman olmayan kesime girdiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Kesinlikle okunmalı değil ama kendinizi Patch'ten mahrum bırakmamalısınız cinsten bir seri :))


ALINTILAR

"Scott Parnell'a geri sar. Biz beş yaşındayken burada oturuyordu."
Vee uzun süreli belleğini yoklar gibi baktı.
Yardımcı olmak için "İkide bir altını ıslatırdı," dedim.
Vee'nin gözleri parladı: "Sidikli Scotty mi?"
(s.44)


...Scott'ı gördüm. Alnını cama yaslamıştı ve gülümsüyordu. Bana. irkilerek yerimden zıpladım. Parmağını kıvırarak dışarı gelmemi işaret etti.
Vee'ye "Hemen dönerim," dedim.
Bakışlarımı takip etti. "Şu Seksi Scotty değil mi?"
"Ondan böyle bahsetmekten vazgeç. Sidikli Scotty'e ne oldu?"
(s. 132)

Bir saniye sonra Marcie yanımda adamı taburesinden edip yerine tünedi. Patch'in şapkasını çıkardı, saçlarını savurdu ve şapkayı yüzüne bastırıp kokusunu içine çekti "İnanılmaz kokmuyor mu?"
"Hey, Nora" dedi Vee. "Patch'in daha geçen hafta biti yok muydu?"
s.(159-160)

..."Stang'i otuz dolara bana satmaya ne dersin? Hatta nakit ödeyebilirim."
Kolunu omzuma atarken gülümsüyordu. "Sarhoşum ama o kadar sarhoş değilim, Grey."
(s.245)

18 Haziran 2014 Çarşamba

Kitap Alışverişi #5




Bitmek bilmeyen finallerin arasında almayı başardığım kitaplarla buradayım :)) Finaller başlamadan merak ettiğim kitapları okuyup bitirmiştim. 3 haftalık bir aradan sonra bu kitaplar ilaç gibi geldi desem yalan olmaz.

Mart Menekşeleri - Sarah Jio : Böğürtlen Kışı ve Yağmur Sonrası kitaplarından sonra almayı planladığım bir kitaptı. 

Çığlık & Final - Becca Fitzpatrick : Hush hush serisi bu kitaplarla tamamlanmış oldu. Sanırım ilk işim bu seriyi bitirmek :)

Şeytanın Gelini - Stephanie Laurens

Before I Go To Sleep - S.J. Watson : Birkaç kez sahafta göz göze geldikten sonra dayanamayıp aldım. Zorlayıcı bir dili yok.  

Harry Potter ve Azkaban Tutsağı : HP serisini tamamlamama bu kitapla birlikte son 3 kitap kaldı :))

Şimdilik kitap almayı planlamıyorum ama okul da bittiğine göre paramın her an beni dürteceği tutabilir :P 


1 Haziran 2014 Pazar

Mayıs 2014: Hangi kitapları okudum?




      Mayıs ayı kitap konusunda çok içime sinen bir aydı. Okuduğum her kitabı çok severek okudum ve son bir haftamı sınav çalışmakla geçirmesem bir kitap daha okurdum. Gelelim şimdi okuduklarıma :)

1. Gece Nöbeti - Tess Gerritsen

Gördüğünüz gibi bu kitap fotoğrafta yok. Çünkü çok sevgili arkadaşım ben okuyup bitirdikten sonra yürüttü benden :P

2. Araf - Jamie Mcguire

3. Cehennem - Jamie Mcguire

4. Fısıltı - Becca Fitzpatrick

5. Sınırları Zorlamak - Katie Mcgarry


     Geçen ay bu ay için JLA kitapları fazla olacak dedim ama kitaplıkta okunmayı bekleyenleri görünce ertelemek zorunda kaldım. Haziran ayı finallerle geçeceği için kitaplığa bakıp da okuma isteğim artmasın diye en merak ettiklerimi bitirdim hehehehhehe 


24 Mayıs 2014 Cumartesi

Cehennem (Providence #2) - Jamie Mcguire / Kitap Yorumu


Sayfa Sayısı: 352 
Yayınevi: Yabancı
Orijinal Adı: Requiem
Baskı Yılı: 2014  

Nina Grey, şeytanlarla yaptığı savaşın yaralarını yeni yeni sarıyordu. Geçmişte olanlar çok uzakta kalmış gibiydi. Hem okuluna devam ediyor hem de babasından kalan şirketin başına geçmek için hazırlanıyordu. Her şey normale dönmüştü, geceleri gördüğü kâbuslar dışında... 

Nina ve nişanlısı Jared için bu kâbusların tek bir anlamı vardı: Yaklaşan tehlike ve Şeytanlarla yapılacak olası bir savaş… 

Tatlı Bela'nın yazarı Jamie McGuire, Providence üçlemesinin ikinci romanı Cehennem'de hem içinizi ısıtacak hem de tüylerinizi diken diken edecek! 

***

     Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Araftan daha iyi bir kitaptı. En azından bu kitapta Nina karakteri beni delirtmedi. Ayrıca yazara bir konuda teşekkür etmem gerekiyor. İlk kitaptaki gibi vıcık vıcık bir aşk yoktu. Her şey yerinde ve kararındaydı. Bir de Ryan olayını iyi bir şekilde bağlamalarına sevindim. Yoksa Nina bir Bella yolunda ilerleyecekti :/ 

      Kitabın dışından bahsedecek olursak Araf gibi bir kitabın devamı olduğuna kimse inanmaz. Bir an önce çıkaralım ikinci kitabı diye özenmemişler sanırım. Araf, üzerinde kabartılar olan ve ayracı da çok orijinal bir kitap olmasına rağmen Cehennem korsan izlenimi veriyor. Cennet'inde kapağı kırmızı ağırlıklı olduğunu görünce hayal kırıklığına uğradım açıkçası. Galiba bir an önce çıkaralım diye özenmemişler. Ama kitap içerik olarak da çeviri olarak da güzeldi. 
   
      Cennet için biraz ara vermeyi planlıyorum. Çok heyecan yaratarak bitirilmiş bir seri değildi benim için. 



21 Mayıs 2014 Çarşamba

Sınırları Zorlamak - Katie Mcgarry / Kitap Yorumu


Orijinal Adı: Pushing the Limits
Sayfa Sayısı: 415
Yayınevi: Aspendos


Arka Kapak:

Birbirleri için çok yanlış… ve bir o kadar da doğrular. 

 Echo Emerson'ın, sporcu sevgilisi olan popüler bir kızdan, hakkında dedikodular dönen, kollarında 'tuhaf' yaralar olan dışlanmış bir kıza dönüştüğü akşam neler olduğuna dair kimsenin bir fikri yoktur. Echo bile o korkunç akşama dair tüm olanları hatırlayamıyordur. Tek bildiği, her şeyin tekrardan normale dönmesini istediği. Oldukça yakışıklı ve siyah deri ceketli çapkın ama yalnız 

Noah Hutchins, şaşırtıcı anlayışıyla hayatına girdiğinde Echo'nun dünyası asla hayal edemeyeceği bir biçimde değişir. Oysa ortak hiçbir noktaları olmaması gerekirdi. İkisinin de tuttuğu sırları düşünürsek, beraber olmaları oldukça imkânsızdı. 

 Fakat aralarındaki çekim bir türlü geçmek bilmez. Echo, sınırları daha ne kadar zorlayabileceklerini ve ona sevmeyi yeniden öğretebilecek tek bir adam için neleri göze alabileceğini kendisine sormak durumunda kalır.

***

    
     Arka kapakta yazılanlardan farklı bir şekilde özetleyemem kitabı sanırım. Ana karakterlerimizi Noah ve Echo'nun ağzından yazılan ve bana göre çok gerçekçi bir kitaptı. Noah birçok kitabın ana karakterine benziyordu ama sanırım tek farkı gerçek olabilecek bir karakter olması. Yani yazar karakterini çok gerçekçi oluşturmuş. Aynı şey Echo içinde geçerli. Bir sürü gerçek kelimesini kullandıktan sonra devam ediyorum :P

     Kitap bir Echo bir Noah ağzından anlatılıyor ve her iki karakterinde düşüncelerini öğrenmek kitabı daha akıcı hale getirdi. Ben bir günden kısa bir sürede okudum kitabı, sanırım bunun sebebi hem güzel bir çeviri olması hem de yazarın çok akıcı yazması. 
    
    Kitapta en çok sevdiğim kısımlar Noah ve kardeşlerinin konuşmalarıydı. Ben kitabın sonunu daha farklı bekliyordum Noah ve kardeşleri için ama yazar mantıklı bir karar verip daha güzel bir son yazmış. 
    
    Sonuç olarak akıcı, güzel bir kitaptı. Eğer kafanızı yormayacak bir kitap arıyorsanız çerezlik olarak tavsiye edebilirim :))



12 Mayıs 2014 Pazartesi

Gece Nöbeti - Tess Gerritsen / Kitap Yorumu



Bir yanda büyük şehir hastanelerinin baş döndürücü kalabalığında kazanılan deneyim ve başarılar; diğer yanda küçük bir kasabanın acil servisinde, mezarlık vardiyası da denen sakin gece nöbetleri.

Bir yanda gece yarısı anlaşılamayan bir nedenle hastaneye bırakıldıktan sonra kaybolan yaşlı bir adam; diğer yanda her şeyden habersiz, patlamaya hazır birer saatli bomba gibi sokaklarda dolaşan kadınlar.

Bir yanda bakıma muhtaç yaşlı bir anne, mutsuz bir kızkardeş ve parçalanmak üzere olan bir aile;diğer yanda kuşkular üzerine kurulu, kaçamak bir aşk.

Ve hepsinin ortasında tek başına bir kadın doktor: Toby Harper. Başta mesleki itibarını kurtarmak için giriştiği onur mücadelesi, bir süre sonra karanlık güçlerin de dahil olmasıyla, ölümcül bir kedi fare oyununa dönüşüyor. Kayıp bir hastanın peşinde, kendisini tehlikenin tam ortasında bulan Toby Harper'ın heyecan dolu hikâyesi beklenmedik sonuyla kanınızı donduracak.

"Yılın en heyecan verici romanlarından biri. Son derece inandırıcı ve canlı, aklınızdan çıkaramayacağınız bir kitap." Publishers Weekly 
Kitapları 37 dile çevrilen ve bütün dünyada 20 milyondan fazla okura ulaşan, çok satanlar listelerinin üst sıralarından hiç inmeyen, tıbbi gerilim edebiyatının kraliçesi Tess Gerritsen'den en derinlerdeki arzularımıza ve korkularımıza ustalıkla dokunan sürükleyici bir hikâye. Sonsuza kadar genç kalmak uğruna insanlığımızın ne kadarını feda edebiliriz? Uzun bir ömürle yetinmeyip ölümsüzlüğü arzulayan insanoğlu bunun bedelini ödemeye ve ödetmeye hazır mı?
"İnsanı daha ilk sayfadan yakalıyor ve sonuna kadar da bırakmıyor." John Saul 
"Okurken kendinizi içinde hissedeceğiniz hastane sahneleri, bilimin tüyler ürpertici yüzü, bir acil servisin gerektirdiği akıl almaz bir tempo ve bir nefeste okunacak müthiş bir gerilim." People

"Tüyler ürpertici bir tıbbi gerilim… Son sayfaya kadar gizemini koruyor." Maine Telegram 

"İlginin kulaktan kulağa yayılarak gittikçe büyüyeceği heyecan dolu bir hikâye." Booklist 

"Şok edici… Tess Gerritsen mesleki bilgisini, sıra dışı karakterler ve çarpıcı bir tarzla birleştirip soluk soluğa okunacak, keyifli bir gerilim hikâyesi yaratmış." San Jose Mercury News 

"Kesinlikle ürkütücü… Daha ilk satırlardan itibaren içinizdeki korkularla yüzleşmeye hazır olun." Rapport

"İnanılmaz canlı ve gerçekçi… gerilim ve merak hiç dinmiyor…" The News Journal


***

     Gece Nöbetini yaklaşık 2 ay önce almıştım ama hep okumayı geciktiriyordum. Yorumlarına baktığımda sürekli bir "Mükemmel, harika, gene bir Tess klasiği vs.." kelimeler gördüğüm için şişirilmiş olmasından korkuyordum. Ama bugün kitabı bitirdiğimde anladım ki kesinlikle haklılar!

    Ben kişilik olarak pek sağlık alanından hoşlanan bir insan değilim ama Tess Gerritsen sizi öyle bir atmosfere sokuyor ki kendinizi yılların doktoru gibi hissediyorsunuz :P Şaka tabii ki bu :D

       Yazar önce tıbbi bir terim/cümle söylüyor ve ardından anlayacağımız şekilde açıklıyor. Bu sayede kitabı okurken sıkılmadım. Ayrıca kitaptaki karakterlerin hep bir hareket halinde olması ve birbirleriyle bağlantılı olması güzel bir şeydi.

        İlk kitaptan bir yargıya varmayayım diyorum ama sanırım diğer kitaplarda da karşıma çıkacak bir durum var. Yazar karakterlerine acımıyor. Bilmiyorum belki bu tarz kitaplarda birilerinin ölmesi gerekiyordur. Ana karakter olarak değil de yan karakterler olarak baya bir eli bol yazarımızın :P
       Sonuç olarak Tess Gerritsen istediğim tüm özelliklere sahip kitaplar yazarsa bana da almak düşer :))



7 Mayıs 2014 Çarşamba

Araf (Providence #1)- Jamie Mcguire / Kitap Yorumu


Orijinal Adı: Providence
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 499

Kapak Arkası:

Işığın olduğu yerde, karanlık da vardır.
Nina, babasının ölümüyle kendisini Providence'ta varlığından hiç haberdar olmadığı bambaşka bir dünyanın içinde bulur. Babasının cenazesinin olduğu gün otobüs durağında tesadüfen karşılaştığına inandığı çekici, karşı konulamaz Jared ile yakınlaşmasıysa Nina'nın hayatını tamamen altüst eder.
Jared ile Nina'nın birbirlerine âşık olmaları işleri tamamen zora sokar. Jared, Nina'yı sadece babasının düşmanları olan insanlardan değil, kendi soyundan olan yarı meleklerle Cehennem'deki Şeytanlar'dan da korumak zorunda kalır. Jared ile Nina'nın birlikte olabilmek için kaderlerine karşı gelip düşmanlarını alt etmeleri gerekir.
Tatlı Bela ve Ayaklı Bela romanlarıyla olay yaratan Jamie McGuire, bu kez farklı bir seriyle karşımıza çıkıyor. Providence üçlemesinin ilk romanı Araf, devamını merakla bekleyeceğiniz fantastik bir aşka sahne oluyor.

***

      Arka kapakta yazanlar içeriğin onda birini bile söylemiyor. O yüzden kitabın özetini geçmem, okuma heyecanınızı kaçırır diye düşünüyorum :))
      Ben kapak arkasını okumayan biri olduğum için okurken büyük bir beklenti içerisinde değildim. Bana göre 500 sayfa çok rahat 4-5 günde okunabilir -ki ben yaya yaya 7 günde okudum. Akıcı, olayların sürekli ilerlediği, değişik bir kurguya sahip Araf, bazı yönleriyle beni sinir etse de genel olarak okunmaya değer bir kitap. 
       Bir hafta önce biten tatlı beladaki Abby'nin birçok yönünü Nina'da gördüm ve yazarın yarattığı ana kadın karakterlerin dengesiz olduğuna karar verdim. Sürekli bir karşı tarafın iyiliği için terk etmeler falan iyi hoş da azıcık mantıklı düşünce sonunda iki tarafında daha fazla acı çekeceğini ve bunun boşa bir girişim olduğunu anlayacaklar ama nerdeee :D
      Ama suç kadınlarda değil, onları bu kadar çok seven erkek karakterlerde. Travis de Abby'e çok aşıktı ve Abby bu aşkı hak etmek için bir şey yapmamıştı. Aynı şey Arafta da karşımıza çıkıyor. Yani kadın karakterlerimiz havadan kendilerine aşık birer erkek karakter buluyor ve onları terk ediyor. Sonuç olarak burada ben sinirleniyorum. :D

      Araf'ı kitapçılarda elime alıp incelemişliğim vardı ama kargodan çıkan Cehennemi görünce korsan mı diye düşünmedim değil. Tabii yollayan firmanın D&R olması korsan olayını çürütüyor ama Araf gibi kabartılı ve hoş bir kapağa sahip kitabın devam kitaplarının düz olmasını garipsedim açıkçası. 

   
Bir de kapaklarda melek falan var diye içeriğinde de melekler uçuşacak sandım ama henüz kafada kalıcı bir melek olmadı. İçeriğinde melek olan ve kitabın genelinde meleklerden bahsetmeyen bir kitap okumak isterseniz, işte Araf tam size göre :P

Yurt dışındaki Araf kapağı



Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...