21 Ocak 2015 Çarşamba

Kitap Alışverişi #9

Uzun zaman oldu bloga bir şeyler yazmayalı. Sınav ve okul telaşı biter bitmez soluğu gene burada aldım :) 

2015 in ilk kitap alışverşini okuoku.com dan yaptım. D&R haricince hiç internetten alışveriş yapmamıştım, benim için ayrı bir deneyim oldu. Kitaplarım çok temiz geldi, bir yerinde zedelenme falan yoktu. Yanında 5-6 tane de ayraç koymuşlar, canlarım ya :) İlk alışverişten gözümde iyi bir imaj oluşturdular ama bakalım diğer alışverişler nasıl olacak.



En merak ettiğim kitaplar bunlardı ve kendime dur demeyi başarıp diğer kitaplara göz ucuyla bile bakmadım :) Alır almaz hemen Tatlı Sır'a başladım, Maddoxların her zaman bir ayrıcalığı var :P


Tersyüz ve Çırılçıplak da bir çırpıda bitecek gibi duruyor. Yakında yeni bir kitap alışverişi postuyla buralarda olurum :)


22 Kasım 2014 Cumartesi

Ateş ve Diken - Rae Carson / Kitap Yorumu


Orijinal Adı: The girl of fire and thorns
Sayfa Sayısı: 346
Yayınevi: DEX


Dex'in bazı kitaplara karşı garezi var bence. Kitabı açınca hem küçük puntolu hem de en göz yoran fontu kullandığını gördüm ve ilk 20 sayfasından sonra bıraktım. Aslında bırakmamın bir diğer nedeni kitabın çok ağır ilerlemesiydi.




Elisa fiziksel yapı bakımından çok kilolu bir kız ve ailesi tarafından daha önce evlenmiş bir adam olan Alejandro ile evlendirilir. Ben hep bu ikili üzerinden iş yürüyecek sanıyordum ama yanılıyormuşum. İyi ki de düşündüğüm gibi olmamış. Çünkü kitabın 2. Kısımdan sonra kitap kendini gerçekten okutmayı başarıyor. Sanırım ikinci kısma kadar dayanırsanız, gerisi su gibi akıp gidiyor.

Burada ne yazsam spoiler olacak ama fantastik ve tarihi tadında, içinde şaşıracağınız ve bir an gelip gerçekten çok sinirleneceğiniz bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Ben ilk kısmı geçene kadar hep elimden bırakıyordum ve okumakta isteksizdim. Bunun etkisiyle kitaba bakış açımda olumsuz yönde gelişti. Ama bir çırpıda biten bir kitap olmadığını bilip de okursanız, eminim seversiniz.

3/5

20 Kasım 2014 Perşembe

Safkan (Melez Sözleşmeleri #2) - Jennifer L. Armentrout / Kitap Yorumu


Orijinal Adı: Pure
Sayfa Sayısı: 406
Yayınevi: DEX

Melez sözleşmelerinin ilk kitabını okuyalı uzun bir zaman geçtiği için ikinci kitaba başlamak konusunda kararsızdım. Ama ilk sayfalarda kısa bir ilk kitap tanıtımı olduğundan hatırlamakta zorluk yaşamadım.

Bu seri Vampir Akademisine çok benzediğinden fazla eleştiriliyor diye biliyorum. Ben VA yı okumamış ama filmini izlemiş biriyim ve evet, ilk kitapta çok fazla benzerlik var.

Jennifer'ın yazım şekli kesinlikle kendisini okutturuyor ve ana karakterimizi Alex, okurken keyif aldığım nadir karakterlerden biri.



İlk kitap o dünyayı tanıtmak amaçlı olduğu için anca sonlarda hareketlenme görmüştük. -Tabii Alex'in sürekli ufak çapta başını belaya sokmasını saymazsak- Ama bu kitapta olaylar hiç durulmadı ve kitap bir çırpıda bitti.

İlk defa bir kitapta iki erkek arasında kalan kadın karakterin kendisini mantıklı bir şekilde sorguladığını ve seçimindeki nedenleri kafasında ölçüp biçtiğini gördüm. Ben Alex'i vurdumduymaz bir karakter diye beklerken beni çok yanılttı ama bu özelliğini sevdiğimi söyleyebilirim.

Safkan, genel itibariyle yer yer güldüren ama bir bölümünde şaşkınlıkla karışık üzüntü duygusunu işleyen bir kitaptı. Olayların iyice kızıştığı ve üçüncü kitabın bana göre dönüm noktası olacağı mesajının altyapısı yapılan bir kitap olmakla birlikte benden tam puanı aldı :))

5/5

16 Kasım 2014 Pazar

Kitap Alışverişi #8 (+TÜYAP)


Kasım ayını vizelerden dolayı sevmiyorum arkadaş. Sınava gir, koştur eve gel. Ertesi gün ki sınava çalış. Kitap okuyama. Çok az boş zamanım oldu ve ingilizce kitapları o boş anımda akmardan aldım.

Bir de Tüyap vizelerimin olduğu haftalara denk geldi ve sınavlarım bitse de gitsem diye gün saydım. Ve cuma günü son vize sınavıma girer girmez soluğu fuarda aldım :) Metrobüsten inip yürürken kuzenim 'Bizim ülkede bu kadar okuyan var mıymış?' diye sorunca gülmeden edemedim. Ne yalan söyleyeyim ben de çok şaşırdım.

Fuarı bu kadar çok beklemiş olabilirim ama giderken aklımda hangi kitapları alacağıma dair en ufak bir fikir yoktu. İyi ki de bir liste yapıp gitmemişim diyorum. Çoğu yayınevinde %20 indirim vardı ve internette daha fazla indirim yapıyorlardı. 





Tüyaptan ise Martı ve Parodinin yaptığı cömert indirimlerden yararlanıp 6 kitap aldım. Belalı Düğün ve Safkan'ı almak hiç aklımda yoktu ama o anın büyüsüne mi kapıldım diyeyim bilemiyorum ama kendimi almış olarak buldum. 

Daha önce Nefes serisine sinir olduğumu söylemiştim, hatta son kitabı asla almam demiştim. Niye aldım peki? Birincisi seri tamamlansın diye, ikincisi sonunun güzel bittiğini duyduğum için. Kafamda bir son yazıp boş veremedim anlayacağınız.

Bu yıl ki fuarın fiyatları tahmin ettiğim gibiydi. Pegasus, Dex gibi yayınevleri gene cimrilik yapıp indirimi en az seviyede bırakmış. Epsilon kitaplarında indirim fena değildi. Ama Martı, Parodi gibi yayınevleri kesinlikle bir numaraydı. Seneye ki fuardan umutluyum. Umarım indirimleri hepimizi tatmin eder.


13 Ekim 2014 Pazartesi

Benimle Kal (Nefes Serisi #2) - Rebecca Donovan / Kitap Yorumu


Onu kurtarabilecek olan tek şey aşktı...

Geldi ve o en umutsuz anda kalbini kıskıvrak yakaladı. Weslyn'in Connecticut eyaletinde hayat olağan deviniminde akıp gitmektedir. Fakat Emma Thomas'ın tek isteği çevresi tarafından görünmez olmaktır.

Onun tüm çabalarının sebebi, gördüğü zulmün eseri, vücudunda biriken yara izlerini gizleyerek hayatını her şey yolundaymış gibi göstermektir.

Fakat Emma, bir gün Evan adında bir adamın çıkagelip tek günde hayatını değiştireceğini nereden bilebilirdi?

Aşk ona, sırlarını açığa çıkarmak pahasına da olsa kabuklarından sıyrılma şansı tanıdı.




Sayfa Sayısı: 540
Orijinal Adı: Barely Breathing
Yayınevi: Parodi

Benimle Kal, beni ciddi anlamda çıldırtacaktı. Tut Elimi kitabında Emma'yı anlayabiliyordum ama bu kitapta sinirlerimi tepeme çıkardı desem yeridir.

İlk kitapta Emma, amcası ve yengesiyle kalıyordu ve Evan karşısına çıkana kadar da tek amacı bir okuldan burs alıp üniversiteyi garantilemekti. Tabii işler umduğu gibi gitmedi ve ilk kitabın sonunda bizi ikinci kitabı almaya iten bir olay yaşandı.

Beklediğim gibi bir başlangıç olmamıştı ama böyle olmasını daha çok sevdim. Yani olayları kitabın arasında vererek heyecan yaratmış yazar. O kadar olay oldu, o kadar zaman geçti ama Emma bir türlü değişemedi. Tamam normal bir genç kız olamaz ama en azından düzelme belirtileri göstermesi gerekmez mi? Ama tersine kızımız iyice sinir bozucu oldu.

Evan karakteri bize yakışıklı olduğu sürekli üstüne basa basa söylenen bir karakter değildi. Bu yüzden Evan, yaptıkları ve söyledikleri için sevilebilen bir karakter ama bir Emma göremiyor kendisini karşılıksız seven Evan'ı. Sürekli araya sırlar, insanlar giriyor ve Emma'nın bu saf -ya da sessiz mi desem bilemedim- hali kitabı okumamı zorlaştırdı.

Bir de Rachel ve Jonathan var ki onlara hiç girmek istemiyorum. Yoksa bu yorum hiç bitmez.

Yazar kesinlikle çok iyi yansıtıyor duyguları. Bir ara kitabı parçalayasım geldi :D Ben oldum olası sevemem saf ve suskun karakterleri, bu yüzden Emma'nın her yaptığı şey beni sinirlendirdi. İşin garibi kitabı bir türlü elimden de bırakamadım. 540 sayfanın çoğu olaysız ve büyük çoğunluğu duygulardan oluşmuş olsa da, yazar sonunu merak ettirmek için yazmış da yazmış.

Neden bu kadar sinirlendim bilmiyorum ama 3. kitabı katiyen, asla ve asla almayı planlamıyorum. Cidden okurken kendimi paraladım. Zaten bu kitaptan sonra bir de umutsuzu okumuştum, ikisi birlikte içimi yeteri kadar karartmıştı.

Sonuç olarak harika ama benim içimi çok karartan, güzel bir kitaptı. Sakın iki kitabı art arda okumayın, fena halde depresyon etkisi yapabilir. 3. kitabı D&R da gördüm ama sadece göz ucuyla baktım :D

5/5

Kitaba o kadar saydırdım ama yiğidi öldür hakkını yeme demişler :))



12 Ekim 2014 Pazar

Kıyamet Sonrası - Suzan Ee / Kitap Yorumu




Penryn'in küçük kız kardeşi Paige kayboldu. İnsanlar korkuyor. Bir annenin kalbi kırık.

Penryn San Francisco sokaklarında kardeşini arıyor. Sokaklarneden bu kadar boş? Herkes nereye kayboldu?

Paige kardeşinin izini sürerken, meleklerin gizli planının merkezini buluyor ve ürkütücü gerçeklerle yüz yüze geliyor.

Raffe kanatlarının peşinde. Onlarsız meleklere katılmasıimkansız. Tekrar kanatlarını kazanmak ya da Penryn'in hayatınıkurtarmak arasında kaldığında, hangisini seçecek?

 Melekler, insanlar ve canavarların korku dolu hikayesi, MeleğinDüşüşü'nün ardından, Kıyamet Sonrası ile devam ediyor.




Sayfa Sayısı: 358
Orijinal Adı: World After
Yayınevi: Dex


İlk kitap, Meleğin Düşüşünü çok beğenmiştim ve bu kitapta ilk kitap kadar güzeldi. Ama dert yanacağım bir nokta var ki Raffe ile geçirdiğimiz azıcık zaman dilimi. Ayrıca anladım ki ben Penryn karakterini her yönüyle seviyormuşum ve sanırım kitabın çabucak bitmesinin en önemli sebebi de bu. Bana göre birçok kitap karakteri gibi sinir bozucu ya da klişe değil. 

Bu kitapta da ilk kitapta olduğu gibi olay üstüne olay vardı ve heyecan sürekli devam ediyordu. Bence bu kızın annesinde bir işler var ama fazla üstünde düşünüp tahminler yapmak istemiyorum. Ayrıca Paige den bir şeyler çıkacağını hiç beklemiyordum, biraz ters köşe oldu. 

Dex yayınevinin kitaplarını genel  olarak seviyorum ama kitap kalitesi kocaman bir sıfır. Sadece iki kez çantamda taşıdım ve o kadar dikkat etmeme rağmen ucu ikiye ayrıldı ve bir iki kez katlandı.  Bu kitabın arkasında 24 TL gibi komik bir rakam yazıyor ayrıca. Birçok kaliteli yayınevi o paraya ciltli kitap çıkarıyorken Dex, 400 sayfa bile olmayan ve kapak kalitesi berbat olan bir kitaba o fiyatı vermesi komik geldi. Ciddi ciddi korsanı çıksa almayı bile düşünüyorum. Arada hiçbir kalite farkının olmayacağı kesin. En azından kazıklanmamış olurum. 

Sonuç olarak Suzan Ee favori yazarlarım arasında ve ben 3. kitabı nasıl bekleyeceğimmmm :))

5/5

Orijinal Kapaklar:

2 Ekim 2014 Perşembe

Eylül 2014: Hangi Kitapları Okudum?



Eylül için 5 kitap seçmiştim ben aslında ama sonradan aldığım ve okumak için sabırsızlandığım bir iki kitap planlarımı bozdu. Bu ay okuduğum kitapları genel olarak çok sevdim ben, hatta yorgun olsam bile bir iki sayfa okumak adına uykumdan vazgeçtiğim bile oldu.

Sessizlik - Becca Fitzpatrick: Hush hush serisinin 3. kitabı, eylülde okuduğum ilk kitap oldu. Yazarın yazımını ben çok sade ve okunur bulduğum için seviyorum ama konu olarak bu kitap beni hayal kırıklığına uğrattı. Son kitabı bu ay okuyup istemeyerek de olsa bir seriye daha veda edeceğim.

Küller - Ilsa J.Bick: Bu ay elimde en çok sürünen kitap bu oldu ne yazık ki. Çok güzel bir kitap, konusu ve anlatımı tatmin edici ama bana çok yavaş ilerliyormuş gibi geldi. Ya da siz bana bakmayın, alın okuyun :D

Umutsuz - Colleen Hoover: Bu kitabı okuyup da beğenmeyen yoktur sanırım. Ben bir iki günde bitirdim ve etkisinden çıkmam o kadar kolay olmadı. Bu ay okuduğum en iyi kitap diyebilirim.

Karanlık Ateş - Karen Marie Moning: Bu ayın en eğlendiğim kitabı buydu. Hala devamını almamak için kendimi zor tutuyorum. :))

Karanlığın Kızı - Kelly Keaton: Bende 2. kitabı da var ama sanırım okumak için biraz erteleyeceğim. Bana çok yavan geldi desem yeridir. Alırken beğenirim diye düşünmüştüm ama 250 sayfayı okuyup bitirdiğimde üstümden bir yük kalkmış gibi hissettim :(

Benimle Kal - Rebecca Donovan: İlk kitabı Tut Elimi ile aynı kalitede ama daha iç karartıcı bir kitaptı. Sanırım 3. kitap çeviri aşamasında diye duydum ama çıkarsa almayı planlamıyorum. Yazar o kadar iyi duyguları yansıtıyor ki bir ara ben depresyona girecektim. İç karartıcı kitaplar okumak istemediğimden bu seriye ne yazık ki bizimle deyılsın diyorum :( 



28 Eylül 2014 Pazar

Karanlık Ateş - Karen Marie Moning / Kitap Yorumu

Karanlıktan korkar mısınız? Hiçbir şey göründüğü gibi değildir ve yeri geldiğinde insanlar gördüklerine de inanmamalıdır... 

Güzel, akıllı ve normal biri olmak, görünürdekinin gerçeğini ortaya çıkarmaya yeter mi bilinmez ama MacKayla bu özelliklere sahip bir kadın olarak gerçekler için çaba sarf edecektir. Tek amacı, diğer tüm normal insanlar gibi mutlu ve sade bir hayatı varken kardeşinin öldürülmesi ile mantıklı bir açıklama getiremediği tuhaflıklara son vermekti. Anne ve babasına olan sadakatini çiğneyerek kardeşinin katilinin peşine düşen Mac, İrlanda'ya gider. Çıktığı yolculuk, onu hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı, iyi ile kötünün aynı derecede tehlike yarattığı karanlık bir dünyaya sürükler. Kısa süre içerisinde ise daha da büyük bir meydan okumayla karşı karşıya kalır: Sahip olduğundan haberdar bile olmadığı gücünü insanlık âleminin ötesindeki, tehlikeli Fae âlemini görebilme yeteneği kullanmayı öğrenir ve istenilenden çok daha uzun bir süre hayatta kalmayı başarır. Her hareketi, geçmişi olmayan ve Mac'in hayal ettiği gelecekle alay eden bir erkek olan karanlık ve gizemli Jericho tarafından gölgelenir.


Sayfa Sayısı: 342
Orijinal Adı: Darkfever
Yayınevi: Epsilon



Kitabımız ana karakterimiz Mac'in ağzından anlatılıyor ve kitapta ne ararsanız var. Mac'in başlarda hiçbir şeye inanmaması kitabı bana göre daha okunur kılmış. Birde olanları sürekli sorgulaması, boyun eğmemesi -Barrons'a karşı bile asdfgafdg- bence daha gerçekçi olmuş. 

Mac, ablası Alina'nın öldürülmesi üzere Dublin'e gider ve onun katilini bulmak üzere iş başına geçer. Tabii bunu polisle halledebileceğini düşünmesi ama sonrasında öğrendiği gerçekler yüzünden Dublinde daha fazla durmak zorunda kalacak.  

Mac kesinkle eğlenceli biri ve kitabı okurken durduk yere kahkaha atabilirsiniz. Barrons'un o soğuk nevale hali bile kızımızı korkutup uzaklaştırmaya yaramıyor. Hele sonundaki oje sahnesi kesinlikle favorim. :))

Hala Mac'in cevabını bulamadığı sorular var, tabii bizimde öğrenemediğimiz birçok şey. Diğer kitapları almamak için büyük bir irade testinden geçsem de her an bir diğer kitabı almış olarak çıkabilirim karşınıza. 


5/5



Serinin diğer kitapları









Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...